|
Sakarya Başörtüsü Platformu’nun 100. haftasına ulaşan Başörtüsü eyleminde 100 haftalık süreç değerlendirilerek; İslami kimlik ve özgürlüklere yönelik yasaklar sürdükçe direnişin de kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
Sakarya Başörtüsü Platformu Başörtüsü eylemlerinde 100 haftayı geride bıraktı. SBP adına basın açıklamasını okuyan Özgür-DER Sakarya Şubesi Başkanı Kadrican Mendi yasağın üniversitelerde başlayıp sokaklara kadar yayıldığını belirtti.Söz konusu baskı ve yasakların ise “duyarsız ve tepkisiz kalmayanlarca, çözümü başka mercilerden beklemeden bizzat sorumluluk ve insiyatif alarak, fedakarlık yaparak ve bedel ödeyerek” ortadan kaldırılabileceğini vurguladı.
Mendi, “Tevhid ve adalet dini olan İslam’ın vicdanlara hapsedilmeye çalışıldığını belirterek; Müslümanların Kur’an’ın aydınlığı ve Resul’un örnekliğini hangi çağ ve şart altında olursa olsun yaşamaları ve zalimin zulmüne karşı direnmelerinin ertelenemez sorumlulukları” olduğunu ifade etti.
Eyleme destek veren Haksöz dergisi yazarı Hamza Türkmen kısa bir konuşma yaparak 100 haftadır sürdürülen direnişten dolayı Sakarya Başörtüsü Platformu’nu tebrik etti. Türkmen konuşmasında insani ve İslami hak ve taleplerin Tevhid Adalet ve Özgürlük ekseninde dile getirildiğini ifade ederek, Sakarya Başörtüsü Platformu’nun 100 haftadır sadece Başörtüsü zulmüne karşı değil, zulmü oluşturan iradeye karşı da bir duruş sergilediğini vurguladı.Türkmen seçimlerde halkın muhtıraya karşı tavrını AKP ‘yi iktidara getirerek gösterdiğini, AKP’den beklenenin ise laik bürokrasiye karşı halkın onurlu tepkisini yansıtacak bir tutum segilemesi olduğunu belirtti.
“Tevhid, Adalet, Özgürlük”, “Başörtüsü İslam’ın Emri, Müslüman Kadının Kimliğidir” ve “Zulme Karşı Direneceğiz; Başörtüsüne Özgürlük” yazılı pankartlar taşıyan platform mensupları, eylem boyunca “Direniş, Adalet, Özgürlük”, “Yasak Sürüyor, Direniş Büyüyor”, “Uyan, Diren, Özgürleş”, “Direniş Var, Yılgınlık Yok” ve “Yaşasın İslami Direnişimiz” sloganlarını attılar. Eylemde “Yasağa Son!; Başörtüsüne Özgürlük”, “Sen Değilsen Kim? Şimdi Değilse Ne Zaman”, “Askeri Vesayete Son; Başörtüsüne Özgürlük”, “İnancına, Örtüne, Kimliğine Sahip Çık”, “Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz”, “Yasakçılar Yenilecek; Direnenler Kazanacak” ve “Başörtümüz Kimliğimiz; Vazgeçmeyiz” yazılı dövizler de taşındı. Eyleme ayrıca Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu ve Tatangalar olarak bilinen Sakaryaspor taraftarları derneği üyeleri de destek verdi.
Sakarya Başörtüsü Platformu 100. Basın Açıklaması Tam Metni:
1,2,3,4… 100 yetmez! Daha çok hafta , daha çok platform
17 Eylül 2005 de yani bundan yüz hafta önce başta başörtüsü yasağına karşı onurlu ve haklı duruşunu şahitlik bilinci ile göstermek olmak üzere İslami Kimliğimize değerlerimize ve İslami hak ve taleplerimize yönelik baskı yasak ve saldırılara karşı sessiz duyarsız ve tepkisiz kalmamak için bir araya gelen Sakarya Başörtüsü Platformu olarak bugün 100.basın açıklamamızı yapıyoruz.
Bizler Sakarya Başörtüsü Platformu olarak en başta şu ilkeleri ortaya koyarak Müslümanlara karşı sürdürülen baskıcı ve yasakçı zihniyet ve siyasete son verilene kadar eylemlerimize devam etme kararı almıştık ve 100.basın açıklamamızda da bunu tekrarlıyoruz.
-Başörtüsü İslam’ın emri Müslüman kadının kimliğidir. -Müslümanca yaşamak isteyenlere yönelik her türlü baskıya son verilmelidir. -Bu yasak hiçbir koşul olmaksızın derhal kaldırılmalıdır -Bu yasaktan dolayı mağdur olanların hakları iade edilmelidir. -Yasak özünde sistemin Müslümanlardan duyduğu rahatsızlığın bir dışa vurumudur, başka isimler takılarak be gerçek gizlenemez. -Hiçbir sorun üstü kapatılarak ya da baskıyla çözülemez.
28 Şubat askeri darbesinin ardından her geçen gün yaygınlaştırılmaya çalışılan başörtüsü yasağına karşı ilkeli ve tavizsiz bir mücadele yürütebilmenin bunun ibadi bir sorumluluk olduğu bilincinden hareket etmekle mümkün olduğunu bilerek eylemlerini sürdüren Sakarya Başörtüsü Platformu toplumsal ve sosyal sorunlar karşısında çözümün başka mercilere egemenlerin insafına terk edilerek değil bizzat sorumluluk ve inisiyatif alarak fedakarlık yaparak ve bedel ödeyerek elde edilebileceğini savunduk ve bugün de aynı şekilde savunuyoruz.
Evet!..Türkiye’de başörtüsü yasağı tüm yakıcılığı ile tüm yıpratıcılığı ile sürüyor.Hak ihlalleri ve baskılarda devam ediyor.Başörtülüler sosyal hayatın bütün alanlarında dışlanmaya çalışılıyor.
İlk olarak üniversitelerde hatta İstanbul Üniversitesinde başlatılan yasak bugün bütün kampüslere öğrenci servislerine sınav salonlarına dershanelere öğrenci yurtlarına yemekhanelere sergi salonlarına duruşma salonlarına hastanelere ve hatta acil servislere kadar yayılmış durumda. Daha başvuru aşamasında öğrencilerin önü kesilerek yasakçı uygulamalara yepyeni yasaklamalar ekleniyor.Başörtülü olarak öğrenimlerini tamamlamak isteyenlerin son tercih olarak gördükleri açık liselerde de yasağın yayılmaya çalışılması sürekli verilen tavizlerin yasakçıları ne kadar cesaretlendirdiğini gösteriyor.
Evet!.. Türkiye’de başörtüsü yasağı tüm yakıcılığı ile sürüyor.
Başörtülülere uluorta sokaklarda caddelerde açıkça ve yüksek sesle hakaret edilebiliyor.Başörtülü avukatlar sırf örtülerinden dolayı saldırıya uğrayıp darp edilebiliyor.Başörtülü olarak kan vermeye gelen hanımlar sözlü saldırıya maruz kalabiliyorlar.Bir bebeğin tedavisi annesi başörtülü olduğu için yarıda kesilip kaderine terk edilebiliyor.Fatura ödemek için belediyelere gelen hanımlar sırf başörtülerinden dolayı içeri alınmayabiliyor.
Evet!.. Başörtüsü yasağı bu ülkede tüm yakıcılığı ile devam ediyor.
Bir şey olmaz dedikçe taviz üstüne taviz verdikçe yasakçıları cesaretlendiren silik ve sinik edilgen politikalar güdüldükçe ulus kimliği tektip kimlik olarak dayatan resmi ideolojinin başörtüsü yasağı üzerinden İslam’ı toplumsal hayattan tamamen uzaklaştırmak ve yok etmek için fazla bir şey yapmasına gerek kalmıyor. Başörtüsüne yasağına belli makamlardaki bazı bürokrat seçkinlerin kişisel uygulaması gözüyle bakıldıkça onların bir bildiği vardır mantıksızlığı ile hareket edildikçe sorumluluk almaktan kaçındıkça başörtüsü yasağının toplumsal adalet ve huzuru zedelemesi ve yok etmesi kaçınılmaz oluyor.
Evet !.. Başörtüsü yasağı bu ülkenin can damarlarını kopartan en önemli tehdit olmaya doğru hızla evriliyor.
Ortada bilinçli bir şekilde sürdürülen ve yaygınlaştırılan apaçık bir zulüm varken yasağa destek verenlerin isimleri unvanları değişse de aynı zihniyetin ürünü oldukları hatırdan çıkartılmamalıdır. Bu zihniyet toplum üzerindeki baskılarla kurduğu iktidarı kaybetmemek için her türlü yola başvurabilir. Tevhid ve adalet dini olan İslam’ı vicdanlara hapsetmek için sahip olduğu tüm imkanları seferber edebiliyor.Siyasi hükümeti etkisiz kılmak onları ezmek ve emir alır hale getirmek için brifingler düzenleyebiliyor,gece yarılarında muhtıralar verebiliyor.Çok açık bir şekilde halkı ve Müslümanları bir sürü gibi görüp bana göre davranmaktan çekinmiyor. Bizler Sakarya Başörtüsü Platformu olarak bu 100.basın açıklamamızda Yüce Dinimiz İslam’ı özgürce yaşamamıza engel olan bu zihniyete karşı dinimizi ve kimliğimizi savunmak zorunda olduğumuzu vurgulamak istiyoruz. Bizler inançlarımızı savunmak değerlerimizi korumak zorundayız.Bizler Yüce Rabbimizin bize bahşettiği gibi “izzetli ve şerefli müslümanlarız”
Müslümanlar Kur’an’ın aydınlığı ve Rasul’ün örnekliğini hangi çağ ve şart altında olursa olsun yaşamakla yükümlüdürler.
Müslümanlar kardeşlik ve dayanışma şuuru içerisinde zulme ve zalimlere karşı direnmek durumundadırlar.
Müslümanlar tevhid ve adalet ilkesinden sapmadan Rablerinden sabır ve namaz ile yardım dilemekle sorumludurlar.
Evet !..Başörtüsü Direnişimiz 100.haftasında.
Bizler biliyoruz ki bu ülkede baskı yasak ve zulüm altında yaşamak bir kader değildir.Yapılamaz edilemez söylenemez denilen tüm şeyler bizlere şeytanın birer vesvesesi olabilir.
Bizler biliyoruz ki sorunlarımızı paylaşmak birbirimizle istişare etmek ve Allah’ın sözünü hayatımıza hakim kılmak zorundayız .Bu yüzden namazı ve orucu nasıl görüyorsak Allah’ın emri olarak kabul ediyorsak aynı şekilde zulme boyun eğmemeyi de Allah’ın emri olarak görüyoruz.
Bizler biliyoruz ki zalimin zulmüne karşı direnmek ertelenemez açık bir sorumluluktur .Hem Allah’a güvenen bir müslümanın dünyevi korkular ırmağında boğulmayı değil akıntıya karşı mücadele içerisinde olmayı tercih etmesi gerekir.Bu yüzden bu ülkede haksız bir şekilde sürdürülen başörtüsü yasağına karşı ilkeli ve tutarlı eylemliliklerin artırılması daha çok fedakarlık yapılması daha çok platform kurulması ve iktidarı ellerine tutan azgın azınlığa karşı istikrarlı bir mücadelenin hakim kılınması gerekmektedir.
Ve , Bizler biliyoruz ki Rabbimiz kendi yolunda olanlara yollarını açandır yardım edendir ve Şüphesiz O’nun yardımı pek yakındır.
SAKARYA BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU ADINA ÖZGÜR-DER Sakarya Şubesi




|